Düğünlerde hangi müzik aletleri kullanılır ?

Gulum

New member
İnsanlar farklı ihtiyaçlara göre farklı roller üstleniyordu.

Murat müziğin akışını çözmeye çalışırken Elif insanların duygusal bağlarını fark ediyordu. Birkaç dakika sonra ikisi de birbirlerinin yaklaşımına ihtiyaç duydu.

Bu bana düğünlerin aslında ortaklaşa yürütülen büyük organizasyonlar olduğunu düşündürdü.

Anadolu'da Düğün Müziğinin Toplumsal Hafızası

Bir süre sonra düğün alanından dışarı çıktım.

Davul sesi hâlâ duyuluyordu.

O anda aklıma araştırmalarda karşıma çıkan başka bir bilgi geldi: Davulun Anadolu ve Türk kültüründeki kullanım alanı yalnızca düğünlerle sınırlı değildi. Tarih boyunca tören, duyuru, eğlence ve farklı toplumsal etkinliklerde de kullanıldığı belirtiliyor.

Dahası, davulun tarihini Anadolu'nun çok daha eski dönemlerine götüren araştırmalar da var. Mezopotamya ve Anadolu'da davul benzeri vurmalı çalgıların tören, iletişim ve müzik bağlamındaki kullanımına ilişkin çalışmalar bulunuyor.

Bu yüzden düğünde duyduğumuz tek bir davul vuruşu, aslında oldukça uzun bir kültürel geçmişin küçük bir parçası olabilir.

Bunu düşündüğümde düğünlerdeki müzik aletleri listesi gözümde değişti.

Davul sadece davul değildi.

Zurna yalnızca yüksek sesli bir nefesli çalgı değildi.

Bağlama yalnızca telli bir enstrüman değildi.

Her biri, farklı dönemlerde insanların bir araya gelme, kutlama, yas tutma, haber verme, dans etme ve hikâye anlatma biçimleriyle ilişki kurmuştu.

Her Yörede Aynı Düğün Olmaz

Ertesi gün bu konuyu biraz daha araştırınca karşıma çok ilginç bir örnek çıktı.

Kastamonu yöresinde “meytar” olarak adlandırılan geleneksel topluluklarda iki davul, bir kemâne, bir zurna ve köçeklerin yer aldığı örnekler bulunuyor. Araştırmaya göre bu yapı düğünlerin yanı sıra kına geceleri, asker eğlenceleri ve çeşitli toplumsal etkinliklerde de kullanılmış.

Bu bilgi, düğünlerde kullanılan müzik aletlerinin neden tek bir listeyle açıklanamayacağını gösteriyor.

Bir bölgede davul-zurna öne çıkabilir.

Başka bir yerde bağlama ağırlık kazanabilir.

Bir başka yerde keman, klarnet, darbuka veya elektronik klavye daha belirgin olabilir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun bazı topluluklarında erbâne gibi vurmalı çalgıların da düğün ve geçiş ritüellerindeki konumu ayrıca önem taşıyabiliyor. Çalgıların toplumsal kabulü ve kullanım biçimleri ise bölgeden bölgeye değişebiliyor.

Hatta Antakya'daki Dom toplulukları üzerine yapılan bir araştırmada ud, cümbüş, darbuka, keman, elektronik org, ney, mey, zurna, davul, bağlama, klarnet, saksafon ve farklı vurmalı çalgılar gibi çok geniş bir enstrüman çeşitliliği belgelenmiş. Araştırma, bu müzisyenlerin düğün ve sünnet gibi toplumsal etkinliklerde aktif rol oynadığını da belirtiyor.

Bu yüzden “Türk düğünlerinde şu çalgılar kullanılır” demek yerine “hangi yörede, hangi toplulukta, hangi düğün biçiminde?” diye sormak daha doğru.

Peki Elektronik Müzik Geleneksel Sesleri Yok Ediyor mu?

Düğünün sonunda en ilginç tartışmamız bu oldu.

Murat, “Teknoloji kaçınılmaz. İnsanlar artık salonlarda ses sistemi, elektronik klavye ve dijital altyapı istiyor,” dedi.

Elif ise hemen karşı çıkmadı.

“Belki mesele geleneksel olanla modern olanın birbirini yok etmesi değildir,” dedi. “İnsanların eski sesleri yeni ortamda nasıl yaşattığına bakmak gerekir.”

Bu yaklaşım bana daha anlamlı geldi.

Çünkü araştırmalar da kentleşme ve teknolojik değişimlerin davul-zurna geleneğinin icra alanlarını etkilediğini ortaya koyuyor. Bazı geleneksel pratikler daralırken, bazıları yeni ortamlara uyum sağlayarak devam ediyor.

Yani düğün müziği donmuş bir müze objesi değil.

Değişiyor.

Bazen klarnet ekleniyor.

Bazen elektronik klavye.

Bazen bağlama ile popüler müzik bir araya geliyor.

Bazen davul-zurna yalnızca gelin alma sırasında çalıyor.

Bazen de bütün düğünün ana müziği hâline geliyor.

Benim İçin Gecenin Asıl Cevabı

Düğün bittiğinde herkes dağıldı.

Davul sustu.

Zurna sustu.

Sandalyeler toplandı.

Fakat benim kafamdaki soru hâlâ devam ediyordu:

“Düğünlerde hangi müzik aletleri kullanılır?”

Artık bu soruya sadece “davul, zurna, bağlama, darbuka, klarnet, keman, tef, bendir, kemâne, org…” diye cevap vermek istemiyorum.

Çünkü asıl cevap daha geniş.

Düğünlerde kullanılan müzik aletleri, insanların yaşadığı coğrafyaya, aile tarihine, ekonomik koşullara, kültürel mirasa, dini ve toplumsal kabullere, şehirleşmeye ve müzik zevklerine göre değişiyor.

Bir davul bazen kalabalığı harekete geçiriyor.

Bir zurna gelin alayının gelişini haber veriyor.

Bir bağlama eski bir türküyü yeni kuşağa taşıyor.

Bir darbuka dansın ritmini belirliyor.

Bir keman romantik bir parçayı öne çıkarıyor.

Bir klarnet bütün salonu ayağa kaldırabiliyor.

Bir tef veya bendir ise belirli geleneksel ortamlarda müziğin karakterini değiştirebiliyor.

Ve bazen en ilginç “müzik aleti”, hiç beklemediğimiz bir şey olabiliyor.

Bir bakır leğen gibi.

Bir el çırpışı gibi.

Hatta kalabalığın hep birlikte çıkardığı ses gibi.

Forumda Asıl Merak Ettiğim Şey

Bu hikâyeyi anlatmamın nedeni yalnızca düğünlerde kullanılan müzik aletlerini sıralamak değil.

Asıl merak ettiğim, sizin düğün hafızanızda hangi çalgının hangi anıyla eşleştiği.

Sizin memlekette düğün denince ilk akla gelen ses davul-zurna mı?

Bağlama mı?

Klarnet mi?

Darbuka mı?

Kemençe mi?

Tulum mu?

Yoksa artık elektronik müzik sistemi mi?

Belki de ailenizde yalnızca sizin yörede kullanılan ve başka insanların adını bile bilmediği bir çalgı var.

Belki dedenizin düğününde çalan müzisyeni hâlâ hatırlıyorsunuz.

Belki annenizin kına gecesinde söylenen bir türkü, yıllar sonra sizin düğününüzde yeniden çaldı.

Belki de geleneksel müziğin artık kaybolduğunu düşünüyorsunuz.

Benim bu hikâyeden çıkardığım en önemli sonuç şu oldu: Düğün müziğini anlamak için yalnızca “hangi enstrüman çalıyor?” diye sormak yetmiyor.

“Bu çalgıyı kim çalıyor?”

“Nerede çalıyor?”

“Kim dans ediyor?”

“Kim dinliyor?”

“Hangi anıda karşılık buluyor?”

“Ve bu müzik gelecek kuşağa nasıl aktarılıyor?”

sorularını da sormak gerekiyor.

Çünkü bir düğünde davulun sesi yalnızca ritim olmayabilir.

Bir zurnanın sesi yalnızca melodi olmayabilir.

Bir bağlamanın tınısı yalnızca müzik olmayabilir.

Bazen bütün bunlar, bir toplumun kendisini hatırlama biçimidir.

Ve belki de düğün sona erdiğinde geriye kalan en kalıcı şey, çekilen fotoğraflardan çok, yıllar sonra bir yerde duyduğumuz o tanıdık sestir.

Bir davul vuruşu.

Bir zurna ezgisi.

Bir bağlama tınısı.

Ve bir anda, yıllar önceki düğün yeniden başlar.

Kaynakları görünür ve tutarlı biçimde düzenleÇalgı listesini daha dengeli genişlet

Kaynakları görünür ve tutarlı biçimde düzenle

Çalgı listesini daha dengeli genişlet

Murat ve Elif’in karar anını güçlendir
 
Üst